Tutsak anneleri: Mücadelemizi durdurabilecek güç yok

  • 09:05 26 Şubat 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ve tutsakların açlık grevi eylemlerine dikkat çeken tutsak anneleri, açlık grevi eylemlerinin sahiplenilmesi gerektiğini söyleyerek direnişi büyütme çağrısında bulundu.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik sürdürülen tecridin tamamen kaldırılması ve cezaevlerinde artan hak ihlallerinin son bulması talebiyle Türkiye ve bölge cezaevlerinde bulunan PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 27 Kasım itibariyle başlattığı açlık grevi eylemleri süresiz-dönüşümlü olarak devam ediyor.
 
Tutsak anneleri Halime Topuz ile Fatma Aykal açlık grevi eylemlerinin sahiplenilmesi gerektiği çağrısında bulunarak, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.
 
Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan İhsan Topuz (41) açlık grevi eylemine katılan tutsaklardan. 1992 yılında tutuklanan İhsan 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Ardından PKK'ye katılan İhsan 4 yıl sonra (2004) İran'da yeniden tutuklandı. İran'da 10 yıl tutsak kalan İhsan, 2016 yılında Türkiye'ye teslim edildi. İhsan, 45 yıl hapis cezası aldı ve 4 yıldır Van T Tipi kapalı Cezaevi'nde tutuluyor.
 
‘Çocuklarımız haklı bir mücadele veriyor’
 
İhsan'ın annesi Halime Topuz, tutsakların sürekli hak ihlallerine maruz bırakıldığını söyleyerek, uğradıkları baskılardan dolayı sık sık açlık grevi eylemlerine başvurduklarını belirtti. Oğlunun ilk tutuklandığı tarihte 14 yaşında olduğunu dile getiren Halime, "Oğlum yıllarca baskı ve zulüm gördü. Şimdi de cezaevinde baskı görüyor. Doğru düzgün beslenemiyorlar. Sıcak su verilmiyor. Kışın ortasında kalorifer yakılmıyor. Kışlık kıyafet gönderdik ama verilmiyor. Keyfi muamele uygulanıyor. Biz anneyiz, artık bunları yaşamak istemiyoruz. Çocuklarımız haklı bir mücadele veriyor. Bizde yanlarındayız. Zulüm baskıya maruz kaldıkça iradeleri daha da güçleniyor. Çocuklarımızın talebi yerine gelmediği sürece bizler de sokaklarda olacağız" dedi.
 
‘Bu zulmü durdurun’
 
Herkesin bulunduğu yerde açlık grevi eylemine ses vermesi gerektiğini vurgulayan Halime, Adalet Bakanı’na ve sivil toplum kurumlarına seslendi. Halime, “Bu zulmü durdurun, sağır ve dilsiz olmayın. Biz sıradan bir halk değiliz. Binlerce tutsak açlık grevi eylemine girdi. Türkiye o kadar insan haklarından söz ediyor. Peki mesele Kürtler olunca insan hakları bitiyor mu? Annelere de sesleniyorum. İçeride durmasınlar. Biz içerde durdukça tutsaklar yalnız kalıyor. Yarın çok geç olmadan tutsaklarla dayanışalım" çağrısında bulundu.
 
‘Evlatlarımız için her şeyi yapabiliriz’
 
Halime, tecridin kaldırılmasının, onurlu ve kalıcı bir barışın gelmesi anlamına geldiğini dile getirerek, “Bunu herkes biliyor. Kimse kendini kandırmasın ve buna göre mücadele etsin.  Ben 27 yıldır oğlumdan uzağım. Benim yüreğim yürek değil mi? Artık bu savaş bitsin. Bir çözüm bulunsun. Birileri artık bizi dinlesin. 2 buçuk aydır açlık grevi eylemi başlamış. Hangi anne bunu kabul ediyor. Hangi anne bu durumda başını rahatça yastığa koyabilir? Annelerin gidebileceği hiçbir yer yok. Evlatlarımız için her şeyi yapabiliriz. Annelerin mücadelesini durdurabilecek hiçbir güç yok. Rica ediyorum. El ele verelim, çocuklarımızı bu zulümden kurtaralım” diye belirtti.
 
‘Serbest bırakıldıktan 3 gün sonra tutuklandı’
 
Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde 4 yıldır tutuklu olan Mehmet Ali Aykal’ın annesi Fatma Aykal, oğlunun 16 yaşındayken cezaevine gönderildiğini belirterek, “Tutuklandığında oğlum henüz çocuktu ama hiç korkmadı. Polis gelip "neden bu kadar rahatsın" diye sorduğunda "Korkacak bir suçum yok" diye cevap vermişti.  Tutuklanıp 9 buçuk ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra serbest bırakıldı ancak 3 gün sonra serbest bırakıldıktan üç gün sonra tekrar tutuklandı. Tüm itirazımıza rağmen tutukluluğu sürdü” dedi.
 
‘Direnişi sahiplenme ve büyütme’ çağrısı
 
Cezaevlerinde çok fazla hak ihlali yaşandığını belirten Fatma, cezaevlerinde yaşanan ölümleri hatırlatarak, “Ölüm değil, barış istiyoruz. Oğlum daha önce de açlık grevlerinde yer aldı. Şimdi yine grevde. Kafalarını vicdan kürsüsüne koyduklarında ne kadar kolay ayağa kalkabilirler. Esir bir anne olarak ben kolay kolay kalkamadım. Oğlum her zaman aklımda. Suya ve yiyeceğe baktığımda tutsaklarımızı hatırlıyorum. Bu şaka değil, sonunda ölüm var. Tutsaklar talepleri karşılanana kadar grevlerinden vazgeçmeyeceklerdir. Anneler olarak bizlerin yüreği yanıyor” diyerek, “direnişi sahiplenme ve büyütme” çağrısında bulundu.