Eyn Îsa saldırılara karşı direniyor: Kürtlerin birliği şart

  • 09:05 16 Nisan 2021
  • Güncel
Dîcle Demhat
 
EYN-İSA - Eyn Îsa’ya yönelik yaklaşık dört aydır devam eden saldırıların devam etiğini söyleyen PYD Girê Spî Kantonu Eşbaşkanı Berivan İsmail, “Bu saldırıların tek amacı Özerk Yönetim sistemimizi boşa çıkartmak ve topraklarımızda yeni bir DAİŞ sistemini getirmektir. Çocuklarımızın kanıyla sulanmış bu toprakları bırakmayacağız” dedi. 
 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye bağlı Girê Spî Kantonuna bağlı Eyn Îsa, M4 karayolunun geçtiği ve birçok kenti birbirine bağlayan bir öneme sahip. Stratejik konumu nedeniyle Türkiye’ye bağlı gruplar tarafından Girê Spî’ye yönelik saldırılar son zamanlarda artmaya başladı. Saldırılarla karayolu,  denetim altına alınmak istenirken, diğer yandan sivil halk da saldırıların hedefi oluyor. Son iki ay içerisinde 3 kadın, 3 çocuk ve 4 erkek yaşamını yitirdi. Aynı zamanda halkın yaşam alanlarının da hedef alındığı saldırılardan dolayı çocuklar okullarına gidemez durumda. 
 
Saldırılar karşısında halk topraklarını terk etmezken, Özerk Yönetim ve ona bağlı kurumlar da çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. 
 
PYD Girê Spî Kantonu  Eşbaşkanı Berivan İsmail, Eyn Îsa’ya yönelik saldırılara ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Rus ve rejim yaşananları sadece izledi’
 
Eyn Îsa’ya yönelik saldırıların bazen aralıklı bazen de aralıksız devam ettiğini söyleyen Berivan, şunları dile getirdi: “Eyn Îsa stratejik bir konuma sahip, aynı zamanda Girê Spî Kantonu’ndan göç etmiş ailelerin sığındığı bir alandır. Yaklaşık dört aydır aralıksız bir şekilde Türkiye ve ona bağlı gruplar tarafından Eyn Îsa’ya yönelik saldırılar oluyor. Bu bölgede Arap, Türkmen, Kürt, Çerkes ve diğer halktan insanlar hep beraber güvenli bir şekilde yaşamlarına devam ediyor. QSD ise Türk devleti tarafından yapılan saldırılar karşısında direnerek duruyor. Yapılan anlaşmalara göre Rus güçleri, Suriye rejimi, sınır hattını korumak ve bu halkın güvenliğini üstlenerek bu topraklara geldi. Fakat 4 aydır aralıksız devam eden çatışmalar karşısında her iki güç de sessiz. Bu sessizliği kabul etmiyoruz. Zaten bizim bir direnişçi gücümüz var. Rus ve rejim güçlerinin amacı sadece yaşananları izlemek ve kendilerine pay çıkartmaksa biz bunu kabul etmiyoruz.”
 
‘Halk saldırıların hedefinde’
 
Saldırıların bir diğer amacının ise Özerk Yönetim’in kurduğu sistemi boşa çıkarmak ve halkların birliğinin oluştuğu alanlardaki birlikteliği bozmak olduğunu söyleyen Berivan, şöyle devam etti: “Eyn Îsa en küçük alanımızdır. Başta da belirttiğimiz gibi stratejik, halkların birlikteliğinin oluştuğu bir alan yapısına sahip, aynı zamanda Girê Spî ve Til Semin kapısına yakın ve Girê SpÎ işgalinden sonra direnişin yeri oldu. Nasıl ki QSD, YPJ, YPG güçleri bizi DAİŞ çetelerinden korumuşsa mutlaka QSD bu halkın kendi öz çocuklarından oluşan bir güç olduğu için alanımıza yapılacak herhangi bir işgal ve saldırı karşısında da bizi koruyacaktır. Türk devleti ve çeteleri tarafından atılan top, havan, obüs ve diğer ağır silahlar, sivil halkın yaşadığı ve sivil halkın evlerine atılıyor. Bir nevi halk hedefler arasındadır. Bu kadar büyük bir kirli politika yürütülmemelidir. Kısa bir dönem önce yaşanan saldırılardan kaynaklı bir çocuk yaşamını yitirdi. Artık bu halkın gideceği bir yer yok ve tek güvendikleri de QSD gücüdür. Yaşanan bütün saldırılara rağmen QSD ve Eyn Îsa, halkı bir direniş içindedir.”
 
‘QSD’nin esas alınması halkı esas almaktır’
 
Sınır hattındaki köylerde yaşayanların ise sürekli bir göç halinde olduğunu, Rusya’nın verdiği sözleri yerine getirmediğini ifade eden Berivan, “Sınır hattındaki köylüler, saldırılardan dolayı günlük olarak köylerine gidiyor. Kalıcı olarak köyde yaşayamıyorlar. Kalsalar da tedirginler. Geçen aylarda Rus güçlerinin verdiği sözler üzerine halk köylerine gitti. Halk köye ulaştığında saldırılar başladı ve Rus güçleri halkı saldırıların içinden bırakarak geri döndü. Madem bu halkı koruyamıyorsun ne işiniz var topraklarımızda? Bu saldırılarda 5 kişi yaralandı ve içlerinde biri 12 yaşında bir çocuktu. Bu insanlar için kim hesap verdi? Artık Rus güçleri ve Suriye rejimi, bu halkın güvenliği için QSD ile bir olmalıdır. Eyn Îsa’da yaşayan halklar olarak tek güvendiğimiz ve gerçekten bizi koruyacak tek gücün QSD olduğunu biliyoruz. QSD’nin esas alınması, halkı esas almaktır. Her saldırıda sivillerin katledilmesi, yaralanması ve hedef alınmasını kabul etmiyoruz. Alanlarımız üzerinden yürütülen saldırıların psikolojik savaşların ve özel savaşların artık durması gerekiyor. Çocuklarımızın kanıyla bu topraklarda özgür yaşayıp kendi sistemimizi kurduk. Bu sistemden başka bir sistemi de kabul etmeyiz” dedi.  
 
‘Yeni bir DAİŞ sistemini kabul edemeyiz’
 
Ortadoğu ve Suriye’de yaşanan krizin ve saldırıların, halkların ve Kürtlerin birliğiyle son bulacağını kaydeden Berivan son olarak şöyle konuştu: “Halkların ve Kürtlerin birliği için Kuzey ve Doğu Suriye ile birçok alanda adımlar atıldı. Fakat Güney Kürdistan yönetiminin adım atmaması ve ısrarla itilaf içindeki devletlerle olan anlaşmalarından kaynaklı bu birlik isteğimiz gibi sonuçlanmadı. Güney Kürdistan hükümeti artık net bir tavır ve tutum içinde olmalıdır. Bu şekilde hem kendi halkının hem de Ortadoğu halkının güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Kürt birliği olmazsa bugün Eyn Îsa’ya yönelik saldırılar, yarın Güney Kürdistan’a sıçrayacak. Türkiye’nin Efrîn, Serekaniye ve Girê Spî’de işlediği savaş suçlarının hesabı hala sorulmadı. Bugün aynı suç Eyn Îsa’da işleniyor. Türkiye ve ona bağlı gruplar, nasıl ki Efrîn, Serekaniye ve Girê Spî’yi işgal etmişse bugün de Eyn Îsa’yı işgal etmek istiyorlar. Bölgede yaşanan suçlar gözler önündeyken, Eyn Îsa’da da bu suçların yaşanmasını kabul edemeyiz. Yeni bir DAİŞ sistemini kabul edemeyiz. Yıllardır özgürce Arap, Kürt Ermeni, Süryani, Çerkes, Türkmen ve diğer halklarla beraber yıllarca ayrım koymadan yaşadık. Şu anki sistemimiz de öyle. Ve bu sistemi yıkmak isteyenler karşısında asla alanı boş bırakmayacağız. Bu halkın güveni ve öz iradesiyle çocuklarımızın kanıyla sulanmış toprakları bırakmayacağız.”