‘Şengal'in direniş öncüleri kadınlardır’

  • 09:03 29 Nisan 2021
  • Güncel
Derya Ren - Sema Çağlak
 
DİYARBAKIR - Irak ordusunun 20 Nisan'da Şengal'e saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP’li Feleknas Uca, Bağdat hükümetinin Şengal'de kendi otoritelerini oluşturmak istediğini söyleyerek, “Şengal'de saldırılara karşılık direnişe öncülük eden anneler ve ÊzidÎ kadınlarıdır" dedi.
 
Irak hükümeti ve Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasında 9 Ekim 2020 tarihinde yapılan Şengal Antlaşması ile beraber Êzidîlere dönük baskılar ve saldırılar da arttı. Saldırılara karşı direnen Êzidî halkı, 20 Nisan'da Irak ordusunun Gir Zerik köyüne girmeye çalışmasına karşılık direniş başlattı. Kadınların öncülük ettiği direnişe karşılık Irak ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. 
 
Hakların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili ve aynı zamanda Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcüsü Feleknas Uca, Şengal’de yaşananlara ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
 
'Kadınlar pazarlarda satıldı'
 
DAİŞ'in Êzidîler üzerinde yapmak istediği 73'ncü fermandan sonra Êzidîlere ve Şengal'e çeşitli saldırıların olduğunu hatırlatan Feleknas, DAİŞ'in 73'ncü fermanda yapamadığını Irak hükümetinin yapmaya çalıştığını kaydetti. Feleknas, "3 Ağustos 2014 yılında yaşatılanlar hiçbir tarihte görülmemiştir. O tarihte kadınlar pazarlarda satıldı. Binlerce Êzidî kadın DAİŞ'e esir düştü. Ama bugün o fermandan kurtulan insanlar kendilerine yeni bir yaşam inşa etti. Meclislerini, savunma birliklerini kurdu. Yeni bir yaşama başladılar, umutlar yeniden filizlendi. DAİŞ'ten kurtulan kadınlar savunma birliklerine katılarak, yeni bir güç oluşturdu" diye ifade etti.
 
'Şengal'de kendi otoritelerini oluşturmak istiyorlar'
 
Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Irak yönetimi arasında 9 Ekim 2020 tarihinde Şengal için imzalanan antlaşmayı hatırlatan Feleknas, Şengal'in bir parçasının Federe Kürdistan bölgesi topraklarında, bir parçasının da Irak topraklarında yer aldığını belirtti. Feleknas, "Anlamadığımız nokta şu; evet bir antlaşma yapıldı ancak bu antlaşmaya neden Şengal halkı dahil edilmiyor. Nasıl ki Lozan Antlaşması ile Kürdistan'ın toprak bütünlüğü bozulduysa, imzalanan bu antlaşma ile de Şengal toprakları bölünmek isteniyor. Bundan kaynaklı da rahatsızlığımızı dile getiriyoruz. Bizler demiyoruz, Irak yönetimi neden Şengal'e gidiyor diye. Çünkü Şengal işgalden kurtulduktan sonra Irak yönetimi, Şengal Özerk yönetimine destek oldu. Peki neden şuan bu antlaşma ile Şengal'e girmek istiyorlar. Çünkü Bağdat hükümeti orada kendi otoritesini oluşturmak istiyor" belirlemesinde bulundu. 
 
‘Demokratik ulusu parçalamak istiyorlar’
 
Şengal'de bulunan Gir Zerik köyünün stratejik öneme sahip olduğunu kaydeden Feleknas, Gir Zerik köyünün Kürtler ve Arapların arasında kalan bir bölge olduğunu aktardı. Irak ordusunun Şengal yönetiminin güçlü olduğu bölgelere yönelemediğini sözlerine ekleyen Feleknas, "Çünkü halkın direnişi ile karşı karşıya kalıyorlar. Bundan kaynaklı da bu bölgeyi ele geçirerek Şengal'e girmek istiyorlar. Baskıcı güçler arasında yer alan ABD, Türkiye, NATO ve birçok güç daha plan ve projelerini Şengal üzerinde yapıyor. Şengal'de inşa edilen demokratik ulusu parçalamak istiyorlar. Bu son saldırıların amacı budur.  Ancak şunu belirtmekte fayda var Şengal'in topraklarının bir kısmı DAİŞ'in elinde Bağdat yönetimi onları kurtarmak yerine özgürleştirilen yerlere yönünü vermekte" dedi.
 
'Direnişe öncülük eden kadınlar ve annelerdir'
 
Feleknas, Şengal'de oluşturulan savunma birliklerinin Şengal'i en iyi şekilde savunduğunu vurgulayarak, halkın savunma birliklerine güvendiğini kaydetti. Feleknas, Şengal halkına yapılan saldırılarla Kürt halkına da bir gözdağı verilmek istendiğini belirterek, "Êzidî halkı Mezopotamya coğrafyasında en kadim ve en eski halklardan bir tanesidir. Eğer Êzidî halkı katledilirse, Kürt halkı da katledilmiş olur. Bundan kaynaklı Şengal üzerinde oynan bu oyunları görmek gerek. Şuan Gir Zerik köyünde direnişe öncülük edenler annelerimiz ve Êzidî kadınlardır. Annelerimizin direnişi bize bir mesajdır. 3 Ağustos'ta bizi katletmek istediler, kadınlar pazarlarda satıldı. Ancak şuan görüyoruz ki Êzidî halkı 73 fermandan önceki halk değil, kendini yönetebilen, savunabilen bir halk var karşımızda. Anneler ve Êzidî kadınları bunu bize gösterdi" şeklinde aktardı.  
 
'Şengal her zaman Türkiye'nin gündeminde'
 
"Êzidî halkının kaderiyle oynamak isteyen kişilere karşı Êzidî halkı sessiz kalmayacaktır" diyen Feleknas, Êzidî kadınların verdiği direnişi selamladı. Feleknas, Şengal'in her zaman saldırıların hedefinde olduğunu ve bu saldırılarında tesadüfi olmadığını belirtti. Êzidî halkının yaralarını daha sarmadığını ve Êzidî halkının iradesi ile oynanmak istendiğini vurgulayan Feleknas, "Bu saldırıların temelinde Türkiye'nin de parmağının olduğunu bilmek gerekir. 3 Ağustos 2014 tarihinden bu yana Türkiye 6 defa Şengal topraklarını bombaladı. Ben bu saldırıları Aralık 2020 tarihinde Meclis’te de dile getirdim. Kendilerini savunabilecekleri bir nedenleri yok. Bundan kaynaklı da biliyoruz ki bu kararlar siyasidir. Türkiye son dönemlerde Şengal'e darbe vurmak istiyor. Bunu AKP Grup Başkanvekili Meclis toplantısında 'Siz ne yaparsanız yapın biz Şengal'e gireceğiz' diye söylemlerde bulunmuştu. Baktığımız zaman Şengal her zaman Türkiye'nin gündeminde" dedi.
 
'Saldırılar Türkiye'nin isteği ile oluyor'
 
Gir Zerik köyüne saldırıların gerçekleştiği dönem, saldırılarda Irak askeri kıyafetlerini giyen ve Türkçe konuşan kişilerin bulunduğunu hatırlatan Feleknas, bunu Meclis gündemine de taşıdıklarını ve “Türk askeri Irak askerlerinin üniformasını neden giyiyor,  merak ediyorum” diye sorduğunu aktardı. Feleknas, Şengal üzerinde yürütülmek istenen politikaların aktörlerinden birinin Türkiye devleti olduğunu ifade ederek, "Saldırılar Türkiye'nin de isteği ile oluyor. Annelerimizin direnişini gördük ellerinde taşlarla askeri araçların önünde durmuşlardı. O annelerden bir tanesi oğlunu Şengal saldırısında yitirmişti, biri de katliamdan kurtulmuştu. Bizler biliyoruz ki annenin duruşu Şengal'i savunmanın verdiği güç ve iradedir. Êzidîler Şengal topraklarının sahibidir. Bu insanların anne ve babaları katliamda öldüler, kardeşleri pazarlarda satıldı” şeklinde konuştu.
 
'Sayın Öcalan'ın dediği ortaya çıktı'
 
Êzidî halkının sahip olduğu bu direnişin fermandan sonra oluşan bir direniş olduğuna işaret eden Feleknas, “Bize Şengal'den çıkın diyen zihniyet yarın bize dininizden, kimliğinizden, dilinizden, Kürtlüğünüzden de vazgeçin der. Her yıl farklı ve kirli bir oyun ile karşı karşıya kalıyoruz. Êzidî halkı şunu anladı eğer kendilerini savunmazlarsa yok olacaklarını gördüler. Biliyoruz ki Şengal'in direnişi devam edecektir” diye ekledi. 
 
Feleknas, devamında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Şengal belirlemelerini hatırlatarak şunları söyledi: “Şengal halkının direnişi diğer halklar için bir örnektir. Kendini yeniden inşa etmeye çalışan halklar için bir güç kaynağı oldu. Bu da Sayın Öcalan'ın Demokratik Ulus felsefesi ile inşa edildi. 2007 Girazîr Sibaşxidir katliamlarından sonra Sayın Öcalan avukatları ile gönderdiği haberde Êzidî halkı üzerinde büyük oyunların olduğunu ve bir daha ferman yaşamaları için kendini savunması gerektiğini söylemişti. Biz bu gün görüyoruz ki Sayın Öcalan'ın dediği ortaya çıktı. Eğer 2007 yılında yapılan uyarılar dinlenseydi ve kendi savunmasını oluştursaydı. Belki de bu fermana uğramazdı. Êzidî halkı saldırılara cevap olmak istiyorsa eğer direnişini daha da büyütmeli. Bizler fermandan sonra şunu çok iyi gördük, örgütsüzlük bizi bu hale getirdi. Şengal katliamından sonra ben Şengal dağına gittim ve orada bir gülün açtığını gördüm, o zaman demiştim nasıl ki burada Êzidî kadınlar DAİŞ'in eline geçmemek için kendilerini uçurumlardan aşağıya bıraktılarsa ve büyük bir karalılık gösterdilerse, Êzidî halkı da bu gül gibi yeniden yeşerecek ve kendi kendisini savunmayı bilecektir.”