Kadınlardan polis şiddetine tepki: Devlet şiddetin faili

  • 09:04 9 Haziran 2021
  • Güncel
Öznur Değer
 
ANKARA - Önceki gün 33 kadının yargılandığı dava öncesi açıklama yapmak isteyen, ancak darp edilerek gözaltına alınan kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek, “Orada gördüğümüz şey devletin şiddeti ne kadar meşrulaştırdığı ve şiddetin faili olmasıdır. Devlet artık suç örgütü olmuş” dedi.
 
Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Kolej semtinde 12 Ağustos 2020’de İstanbul Sözleşmesi eylemine yönelik polis saldırısında aralarında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Eylem Akdağ'ın da bulunduğu 33 kadın gözaltına alınmış, ardından da haklarında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa muhalefetten” dava açılmıştı. Davanın ilk duruşması 7 Haziran’da Ankara 28’inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirmek isteyen Ankara Kadın Platformu üyelerine ise polis saldırısı gerçekleştirilerek, 8 kadın darp edilerek gözaltına alındı. Kadınların birçoğunun davada yargılanan kadınlardan oluşması duruşmanın ertelenmesine neden olurken, kadınlar polis şiddetine tepki gösterdi.
 
‘Devlet şiddetin failidir’
 
Adliye önünde açıklama yapmak istedikleri sırada polis tarafından darp edilen ve davada yargılananlardan Kadın Savunma Ağı üyesi Tuğba Koçer, 12 Ağustos’ta da kadınların yaşaması ve daha güvende olmaları için İstanbul Sözleşmesi’ni savunduklarını belirtti. Bu amaçla bir yaşam zinciri oluşturmak istediklerini ifade eden Tuğba, ardından ise işkence ile gözaltına alındıklarını, haklarında dava açıldığını kaydetti. Tuğba, “Dava için bir basın açıklaması yapmak isterken gene sert bir müdahaleyle karşılaştık ve müdahalede gözaltına alınan ve darp edilen arkadaşlarımız oldu. Davada yargılanan kadınlar adliyeye alınmadı. Orada gördüğümüz şey devletin şiddeti ne kadar meşrulaştırdığı ve gene devletin şiddetin faili olmasıdır. Ne kadar saldırsalar da biz ne hayatlarımızdan ne de İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz. Kız kardeşlik bağıyla birbirimizi savunarak 1 Temmuz’a kadar sokakları, meydanları, alanları, evleri ve hayatlarımıza dair olan tüm alanları ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ diyerek dolduracağız. İktidarın baskısı, polisin şiddeti umurumuzda bile değil” şeklinde konuştu.
 
‘Devlet kurumları erkeklikle sarılmış’
 
Kadın Savunma Ağı üyesi Aysun Gençtanır da dava günü darp edilerek gözaltına alınanlardan. Bu duruma şaşırmadıklarını söyleyen Aysun, “erkeklikle sarılmış tüm devlet kurumlarının böyle olduğunu” diye getirdi. Aysun, kendini şiddetten üreten bir kurumla karşı karşıya olduklarının altını çizerken, “Bu sözleşme kadınların mücadelesi sonucu uygulanan bir sözleşme. Bugün sözleşmeye yapılan saldırı münferit değil ya da tesadüf değil. Tek adam rejiminin kadın düşmanlığının yansıması. Arka planda politik bir sebep de var” ifadelerini kullandı.
 
‘Devlet artık suç örgütü olmuş’
 
Erkek egemenliğinin rejim için kurucu bir tarafı olduğunu vurgulayan Aysun, son dönemde siyasal anlamda da birçok gelişme olduğunu belirtti. Aysun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tolga Ağar, Şirin Ünal denilen vatandaşlar milletvekili olacak. AKP’nin vekilleri ve katiller. Bu memlekette katiller ellerini kollarını sallayarak gezebiliyor. İstanbul Sözleşmesi ise devlete katillerin yargılanması gerektiğini söyler. Bu saldırının arka planlarını bugün de görüyoruz. İnanılmaz gibi geliyor ama gerçek olan bir şey, davaya, ifade vermeye giderken devletin kolluk kuvveti bize saldırarak ifade vermeye gidemeyeceğimizi söylüyor. Kendi açtığı davayı suistimal etti. İstanbul Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesi devletin sivil toplum örgütleri ve kadın dernekleriyle işbirliği yapması gerektiğini söyler. İşbirliğinin ortadan kalktığını görüyoruz. İşbirliği yapmak yerine kadın örgütlerini hedef göstererek, saldırarak, sanki düşmanmışçasına davranarak suç işlemekte. Devlet artık suç örgütü olmuş.”
 
‘Polis şiddetine rağmen mücadelemize devam edeceğiz’
 
Açıklamada darp edilen Kadın Savunma Ağı üyesi Gizem Ünsal ise yargılanan arkadaşlarına destek olmak için adliye önünde yapılan basın açıklamasına katılmak istediğini, ancak polis tarafından darp edilerek uzaklaştırılmaya çalışıldığını kaydetti. Duruşmaya girecek arkadaşlarının da yeniden gözaltına alındığına dikkat çeken Gizem, “Arkadaşlarımızdan da haklarımızdan da yaşamlarımızdan da İstanbul sözleşmesinden de vazgeçmiyoruz. Polis şiddetine rağmen mücadelemize devam edeceğiz. Kadın katillerini yargılamayan devlet, İstanbul sözleşmesini yargılayabileceğini sanıyor. 26 Kasım’da yeniden arkadaşlarımıza destek olmak ve ‘İstanbul Sözleşmesi yargılanamaz’ demek için Ankara adliyesinde olacağız” dedi.