Barış Anneleri: Tecridi sonlandırmak bizim elimizde

  • 09:03 29 Haziran 2021
  • Güncel
 
Sema Çağlak
 
BATMAN - Barış Anneleri, tecridin tüm toplumu etkisi altına aldığını belirterek, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin zulüm ve vicdansızlık olduğunu ifade etti. Anneler, tecridin bir an önce kaldırılmasını istedi.
 
PKK ve PAJK'lı tutsaklar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecridin son bulması ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı 27 Kasım 2020’de açlık grevi eylemi başlattı. 215 gündür eylem devam ederken, bunun yanında hak ihlalleri de sürüyor. Tecrit politikaları tüm cezaevlerine yayılırken, pandemi gerekçesiyle aileler aylardır tutsaklarıyla açık görüş sağlayamıyor. Gerçekleşen kapalı görüşler ise kısa süreli oluyor.
 
Öte yandan Abdullah Öcalan’ın avukatları tarafından yapılan görüşme başvuruları ise sistematik bir şekilde reddediliyor. Başvurunun reddedilmesine disiplin cezalarının gerekçe gösterilmesi ise toplumda tepki topluyor.
 
Batman Barış Anneleri Meclisi üyesi anneler, tecridin insanlık suçu olduğuna dikkat çekerek kaldırılmasını istedi.
 
‘Tecridi hepimiz yaşıyoruz’
 
Barış Annesi Leyla Onar, tecridin zulüm, işkence ve vicdansızlık olduğunu belirterek, tecrit politikalarını kabul etmediklerini söyledi. Tecridin tüm cezaevlerine ve topluma yayıldığını söyleyen Leyla, tutsakların tüm haklarının gasp edildiğini ifade etti. Leyla, “Biz anneler olarak bu zulme göz yumamıyoruz. Bu tecridin sonlanmasını, Sayın Öcalan’ın özgürleşmesini istiyoruz. Açlık grevleri nedeniyle kimse yaşamını yitirsin istemiyoruz. Tecridi hepimiz yaşıyoruz. Tutsakların yaşadığı zulüm ve işkence kabul edilemez. Hepimizin tecride karşı ses çıkarması ve tutsakların yanında durması gerekir” dedi.
 
‘Tecridi kırmak için direnmeliyiz’
 
Barış Annesi Amine Onar da Türkiye’de adalet ve hukuğun kalmadığının altını çizdi. Toplumun korku politikalarıyla sindirilmeye çalışıldığını dile getiren Amine, “Hasta tutsakların serbest kalması, tedavi olması gerekir. Açlık grevleri sonlanmalı. Tecrit kaldırılmalı. Çok zor şeyler istemiyoruz. Bu devlet daha ne kadar zulüm edecek bize? Bu topraklara da artık adalet ve hukuk gelmeli. Barış, demokrasi, eşitlik istiyoruz. Kimse ölmesin istiyoruz. Tüm halkların ortak talebidir bu. Tecridi kırmak için direnmeliyiz, ses çıkarmalıyız. Tecridi sonlandırmak bizim elimizde. Mücadele ederek başarabiliriz” ifadelerini kullandı.
 
‘Açlık grevlerine ses vermeliyiz’
 
Tutsakların aylardır açlık grevinde olduğuna değinen Barış Annesi Dilber Kaplan, direnişlerini büyütmek gerektiğini söyledi. Tüm mücadele sorumluluğunun tutsakların omzuna bırakıldığını ve toplumsal bir dayanışmanın sağlanamadığını dile getiren Dilber, “Yüzlerce tutsak açlık grevinde. Ne sağlık hakkından ne yaşam hakkından faydalanamıyorlar. Her gün haksızlık, her gün adaletsizlik yaşıyorlar. Tutsakları yalnız bırakmamalıyız. Bedenlerini ölüme yatırmışlar. Bizim de yanlarında olmamız, ses vermemiz gerekir. Üzerimize düşen neyse onu yapmalıyız. Sessizliğimiz bir başarıya ulaştırmaz bizi. Faşizmin devrilmesi için bu direniş önemlidir. Beraber direnerek faşizmi yıkabilir, tecridi ortadan kaldırabiliriz” diye kaydetti.