Cezaevlerinde ‘infaz yakmaya’ absürt gerekçe: ALES’e niye girmedin!

  • 12:18 17 Ekim 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde 6 yıldır tutsak bulunan Leyla Akyıldız’ın yakılan infazına ALES’e girmemesi gerekçe gösterildi.
 
Cezaevlerinde baskı, sürgün, infaz yakma, keyfi uygulamalar ve hak ihlallerine her gün yenileri ekleniyor. Özellikle siyasilere yönelik uygulanan infaz yakmalar yeni bir işkence politikasına dönüşmüş durumda. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde 6 yıldır tutsak bulunan ve Eylül ayında tahliye olması gereken Leyla Akyıldız da infazı yakılan onlarca tutsaktan biri. Leyla’nın infazının yakılmasına ALES'e girmemesi gerekçe gösterildi. 
 
Bir işkenceye dönüştü
 
Son aylarda AKP tarafından bir işkence yöntemine dönüştürülen infaz yakma ile yıllarca cezaevinde kalan ve tahliye olması gereken yüzlerce tutuklu tahliye edilmiyor. Cezaevi idaresi tarafından bazı cezaevlerinde içlerinde temizlik personelinin dahi olduğu gözlem kurulları oluşturularak, tutsaklara "pişmanlık" dayatılıyor. Kabul etmeyen tutsakların ise infazı yakılıyor. Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutsak olan ve aldığı 6 yıllık cezasının dolmasıyla 6 Eylül'de tahliye olması gereken Leyla Akyıldız’ın infazı yakıldı, Leyla 6 ay daha cezaevinde kalacak. 
 
Absürt sorular soruldu
 
Yeni Yaşam Gazetesi’nden Reyhan Hacıoğlu'nun haberine göre; tutsakların aileleri aracılığıyla verdiği bilgiye göre, disiplin cezaları ve çeşitli gerekçelerle hakkında soruşturma açılan Leyla’nın tahliyesi 6 ay ertelendi. Leyla’ya sorulan sorular arasında "ALES sınavına neden girmedin?" gibi absürt soruların yer alması son süreçte cezaevinde var olan ihlallerin hangi boyutlara geldiğini de gözler önüne seriyor. 
 
Bilerek geciktiriliyor
 
Halay ve türkü gibi sudan gerekçelerle soruşturma açıldığı ve bilerek geç cevap verildiği, bununla tahliyelerin önüne geçildiğini belirten tutsaklar, disiplin soruşturması adı altında birçok arkadaşlarının infazının yakıldığını belirtti.  Her yere yazılar yazıldığını ve cevap almadıklarını belirten tutsaklar müdürle görüşüldüğünü ancak bir inatlaşmaya dahi vardığını belirtti. Tutsaklar her an bütün tutsakların çeşitli keyfi uygulamalara maruz kalacağını belirterek duyarlılık çağrısında bulundu:"Her an hepimize görüş, telefon gibi yasaklar gelebilir. Bizden haber alamayabilirsiniz.”
 
Leyla’nın abisi Rahmi Akyıldız da yaşananlar karşısında söyleyecek bir söz kalmadığını belirterek, sudan gerekçeler yaratıldığını, birçok absürt soru sorulduğunu ve gerekçe uydurulduğunu onlar tutmayınca da kardeşinin tutuklanmadan önceki dijital medya paylaşımlarının gerekçe yapılarak propaganda yaptığını iddia ettiklerini ve infazını öyle yaktıklarını belirtti. 
 
Kızını göremeden hayatını kaybetti
 
Leyla’nın Barış annesi olan annesi Simanperi Akyıldız ise 10 Mayıs'ta kızın tahliyesini göremeden korona tedavisi gördüğü sırada hayatını kaybetti. Bitlis’in Tatvan ilçesinden olan Simanperi’nin kalp ve astım hastalıkları bulunuyordu. Özgürlük, barış ve eşitlik talepleriyle gerçekleştirilen birçok eylemde en önde yer alan Simanperi, 2018’de başlatılan açlık grevinde beyaz tülbenti ile cezaevlerinin önünden ayrılmadığı için "Beyaz Tülbentli Anne" olarak da adlandırılıyordu. Aynı zamanda tutuklu annesi olan Simanperi, 2020'de açlık grevi eylemleri sırasında yerlerde sürüklenmesiyle hafızalara kazınmıştı.