‘TJA'nın ve Ayşe’nin yanındayız’

  • 09:02 26 Ekim 2021
  • Güncel
İZMİR - TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıl cezaya tepki gösteren kadınlar, TJA’nın ve Ayşe’nin yanında olduklarını belirtti. Kadınlar, alanlara çıkma çağrısı yaptı.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan'a 20 Ekim’de Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada 30 yıl ceza verildi. Ayşe’ye verilen cezaya tepkiler sürüyor. İzmir'den  ise kadınlar, cezanın kadın mücadelesi yürütenlere gözdağı vermeyi ve Kürt kadın hareketini izole etmeyi amaçladığını ve cezanın siyasi amaçla verildiğini söyledi. Kadınlar, “TJA’nın da Kürt kadınlarının da yanındayız” mesajı verdi. 
 
Genç kadınlara mesaj
 
Ayşe’nin ataerkil sisteme karşı mücadele veren, Leyla Güven gibi dünya kadınları tarafından saygı duyulan öncü bir kadın olduğunu dile getiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Kadın Meclisi’nden İdil Uğurlu, erkek sistemin yargısının Ayşe’nin şahsında kadın mücadelesini cezalandırmayı hedeflediğini belirtti. İdil, “Bir insan ömrünün en verimli yarısı demek 30 yıl. İnsanları açık alanlardan çekip dört duvar içine hapsetmek hem zihnini hem dünyasını şekillendirmeye çalışmak ve bağları koparmak, özellikle genç kadınlara ‘kadın mücadelesine devam ederseniz sonunuz Ayşe Gökkan gibi olur’ mesajı demek” ifadelerini kullandı. 
 
'Siyasi karar'
 
Verilen ceza ile mücadeleye katılacak kadınlara gözdağı vermenin yanı sıra Kürt kadın hareketinin de yalnızlaştırılmasının amaçlandığını ifade eden İdil, “Ayşe Gökkan ne yapmış? Deliller ne? Kasıtlı siyasi bir karar alındı. Bir kişi çıkar, devleti idare eder, işaret verir ve insanlar tutuklanır. Türkiye'deki siyasi atmosferden bağımsız değil. Ayşe Gökkan’ı yalnız bırakmamak, mücadele eden bir kadının yalnız yürümeyeceğini cezaevine atan zihniyete göstermek gerekiyor” dedi.
 
'Suçlamalar iktidarın siyasi hedefinin aracı'
 
Mor Sarmaşık'tan Berfin Kaya da kadın özgürlük mücadelesinin cezalandırılmak istendiğini belirterek, “Türkiye’de artık örgüte yardım etmek ve örgüt propagandası yapmak suçları, siyasi hedefleri gerçekleştirmede iktidar tarafından araç olarak kullanılır hale geldi. Bu suçlarda hareket ile kurulan illiyet bağı, hükümetin güncel politikalarıyla örtüşür şekilde kullanılmaktadır. İçişleri Bakanlığı demokratik talepleri olan öğrencilere 'örgüt propagandası yapmak' suçlaması yapmıştı. Bugün de durum aynı” diye konuştu.
 
'Kazanımlara saldırı'
 
Ayşe’nin geçmişte belediye başkanlığı yaptığına da dikkat çeken Berfin, kadınların siyasal ve toplumsal kazanımlarına da saldırıldığını söyledi. İktidarın kurmaca davalarla kadın mücadelesini dağıtmak, birbirinden ayrı düşürmek istediğini ifade eden Berfin, “Biz feministlerin buna izin vermeye niyetimiz yok. Biz Ayşe'nin ve bütün siyasi kadın tutsakların yanındayız. Çünkü bizler patriyarkal kapitalizmin karşısında bir arada kalarak mücadelemizi büyütüyoruz. Kürt kadın hareketine yönelen saldırıları da Türkiyeli bütün kadınlar olarak birlikte göğüslemeliyiz, çünkü kurtuluşumuz birliğimizde gizli” sözlerini kullandı
 
'Tecavüzcülere ceza verilmiyor'
 
Yapılan hukuksuzluğun kadınlara siyaset yaptırmama, sözünü baskı altına alma çabaları olduğunu  kaydeden Mor Dayanışma’dan Deniz Uslu, hem TJA’nın hem de Ayşe’nin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. 'Ayşe beraat etsin' diye uğraşmaya devam edeceklerini belirten Deniz, “Bu ülkede kadın katillerine tecavüzcülere bu cezalar verilmiyor. Kravat takana, 'pişmanım' diyene indirim uygulanıyor, ya da hiç o aşamaya gelmeden somut delil yok, 'kadının rızası vardı', 'tahrik etti' gibi söylemlerle adalet sistemi erkeklere ceza vermiyor. Fakat kadın mücadelesi yürütenlere ceza veriyor. Buradan adalet sisteminin ne kadar yanlı, eril olduğunu cinayetlerin, tecavüzlerin devam etmesinde ne kadar çok payı olduğunu görmüş oluyoruz” şeklinde konuştu.
 
Alanlara çağrı
 
Yeni Demokrat Gençlik’ten kadınlar olarak Ayşe’ye yapılan hukuksuzluğun tüm kadınlara karşı yapıldığını söyleyen Zilan Tayboğa ise “Kürt kadınlara ve aslında tüm kadınlara yapılan bir saldırıdır. Erk zihniyetin kadınlara yaptığı tahakküm kurma amacıyla yaptığı bazı baskılar var. Ayşe Gökkan’ı ve kadın mücadelesi veren tutsak kadınları geri almak için kadınları alanlara çağırıyoruz” dedi.